AK BK toplantısı öncesi ‘umut hakkı’ için iki günlük eylem

Paylaş:

HABER MERKEZİ - KCDK-E Eşbaşkanı Engin Sever, AK BK’nin yapacağı toplantı öncesi "umut hakkı"nın uygulanması için iki günlük eylem kararı aldıklarını söyledi. 

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin (AK BK) 9-11 Haziran’da yapacağı toplantılar öncesi Kürtler ve dostları birçok kentte eylemler düzenlemeye hazırlanıyor. 
 
KCDK-E Eşbaşkanı Engin Sever, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin (AK BK) 9-11 Haziran’da yapacağı toplantıları öncesinde “umut hakkı”nın uygulanması talebiyle Strasbourg'da iki günlük eylem düzenleyeceklerini belirtti. 
 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 2014 yılında verdiği karar doğrultusunda “umut hakkı”nın uygulanmasının uzun süredir gündemde olduğunu belirten Sever, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin konuyu yeniden ele almasının beklendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.
 
SÜRECİN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN
 
Kürt sorununun çözümüne ilişkin önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Sever, "Bu sürecin temel nedenlerinden biri de Sayın Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı oldu. Bu çağrıyla birlikte silahlı mücadelenin sona erdiği, bundan sonra mücadelenin hukuk ve siyaset zemininde yürütülmesi gerektiği açık bir şekilde ortaya konuldu. Bu temelde birçok çevre Sayın Öcalan'ın çözüm sürecinin baş müzakerecisi olması gerektiğini dile getirdi. Dolayısıyla ‘Umut Hakkı’nın uygulanması da sürecin önemli başlıklarından biri haline geldi" dedi. 
 
‘UMUT HAKKI’ GÜNDEME ALINMADI
 
Sever, Avrupa ülkeleri ve Avrupa Birliği'nin (AB) sürece destek açıklamaları yaptığını ancak bunun somut adımlara dönüşmediğini belirterek, "Ancak aldığımız bilgilere göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ya da ‘umut hakkı’ konusunun kapsamlı biçimde ele alınması beklenmiyor. Hatta 9-11 Haziran tarihlerinde yapılacak Bakanlar Komitesi toplantılarında ‘umut hakkı’nın gündeme alınmayacağı yönünde duyumlar bulunuyor" diye konuştu. 
 
STRASBOURG'DA İKİ GÜNLÜK EYLEM
 
Bu nedenle toplumsal baskıyı artırmak amacıyla 9 Haziran'dan itibaren Strasbourg'da çeşitli eylem ve etkinlikler gerçekleştireceklerini belirten Sever, "Çünkü ortada devam eden bir müzakere süreci var ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı temelinde Kürt Özgürlük Hareketi tarihi adımlar attı. Hareket kendisini feshettiğini açıkladı, silahlı mücadeleyi sonlandırdı ve Türkiye'ye karşı herhangi bir eylem gerçekleştirmeyeceğini duyurdu. Ayrıca Barış ve Demokratik Toplum Grubu bünyesindeki 30 kişilik gerilla grubunun silah bırakması da sürecin ilerlemesi açısından önemli bir adım oldu. Bütün bunlar barışın gelişmesi ve sürecin ilerlemesi için atılmış tarihi adımlardı. Buna rağmen karşılıklı ve somut adımların atılmaması çeşitli soru işaretlerini beraberinde getiriyor" diye belirtti. 
 
10 HAZİRAN'DA KİTLESEL MİTİNG
 
Sever, eylem programına ilişkin şu bilgileri verdi:
 
*9 Haziran'da Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantılarının başladığı gün saat 12.00'de toplanacağız. Saat 13.00'te Kürt siyasi kurumlarının, Kürt partilerinin, ülkeyi terk etmek zorunda kalan milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve Avrupa'da seçilmiş Kürdistanlı parlamenterlerin ortak açıklaması olacak. Avrupa Konseyi önünde ilk gün basın açıklamasıyla eylemlerin startını vereceğiz.
 
*10 Haziran'da yine saat 10.00'da toplanacağız. Saat 11.00'de Kuzey Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve İsviçre'den katılımların olacağı kitlesel bir eylem gerçekleştireceğiz. Burada da Önder Öcalan'ın fiziksel özgürlüğünün bir an önce sağlanması ve AİHM kararlarının bir an önce uygulanması temelinde çağrılarımız olacak.”
 
3 MİLYON KÜRT TAVRINI KOYMALI
 
Açıklamasının sonunda Kürt halkına çağrıda bulunan Sever, şu ifadeleri kullandı: “Kürt halkının temel şartı Önder Öcalan'ın fiziksel özgürlüğüdür. Kürt halkının kırmızı çizgisidir. Ve eğer bir sorun çözülecekse, bir müzakere yapılacaksa Önder Öcalan'ın özgür yaşama ve özgürlüğüne bir an önce kavuşturulması gerekir ki çözüm ve barışa erişilsin. Diasporada 3 milyonu aşkın insan yaşıyor. Bulunduğumuz her alanda eğer özgürlük istiyorsak, eğer irademizin, kimliğimizin, kültürümüzün tanınmasını istiyorsak bir an önce Önder Öcalan'ın fiziksel özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. Bu temelde bütün Kürdistanlıları, 7'den 70'e herkesi, başta kadınlar ve gençler olmak üzere herkesi bulunduğu yerde, bulunduğu her alanda eyleme çağırıyoruz. Bizler de ısrarla, devam etmekte kararlıyız."